İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği standartlarının iyileştirilmesi için en çok başvurulan araçlardan birisi kuşkusuz İSG eğitimleridir. İSG eğitimleri birçok işletmede işe başlangıçta ve başlangıçtan sonra çeşitli şekillerde verilebilmekte ve çalışanların zamanının önemli bir kısmını alabilmektedir. Günümüz ekonomik koşullarında çalışanların çalışma saatleri içinde bu eğitimleri almaları işverenler için güçlükler doğurabilmektedir. Eğitmen giderleri, eğitim fiziksel ortamı giderleri gibi giderlerin yanı sıra işgücünün imalattan uzak kalmasının maliyeti toplamda eğitim süreçlerini oldukça maliyetli hale getirmiştir.

 

Bu kısıtlı zaman ve koşullarda eğitimleri bir zorunluluk olarak görmektense üretimden ödün verilerek yapılan bu faaliyeti bir iyileşme fırsatı, yatırımı olarak görmek belki de bakış açısını değiştirebilecektir. Güvenli üretim ile birlikte aynı zamanda daha kaliteli ve verimli üretim ihtiyaçlarına da hizmet edebilen bir eğitim kurgusu geliştirmek mümkün.

 

Başka bir deyişle yasal uyumluluğu hedefleyen eğitim kurgularındansa, geliştiren eğitim kurgularına yönelmeye ihtiyacımız var.

Eğitim nedir?

 

Önce eğitimi tanımlayarak başlayalım. Eğitim, bireylerin mevcut bilgi ve/veya beceri düzeylerini hedeflenen düzeye taşıyabilmek amacıyla yönlendirme, destekleme sürecidir. Eğitim sadece sınıf içi eğitimler olarak düşünülmemelidir. Bireye bu desteği ve yönlendirmeyi göstererek veya uygulatarak da sağlayabilirsiniz. 

 

Tarımda, herhangi bir fidanı büyüyünce sahip olması istenen şekle ulaşması ve beklenen verimi sağlaması için yapılan budama ve bağlama işlemine de İngilizce dilinde “training”, yani eğitim denir. Aslında eğitimciler tıpkı fidanlar gibi, bireyleri de, söz konusu eylemleri beklenen başarı düzeyinde uygulayabilmeleri için onlara kılavuzluk yapar.

 

İSG eğitimleri de bir çalışanın meslek hayatında edinmesi gereken eğitimlerin başında gelir. Çünkü artık söz konusu eylemi ne kadar doğru yaptığı kadar ne kadar güvenli yaptığı da İSG yönetimi ilkelerimiz ve değer yargılarımız için kritik hale gelmiştir. 

 

Bu noktada İSG eğitimi ile mesleki eğitimi mümkün olduğunca birbirinden ayırmamak gerekir. Çünkü bir çalışanın kaza geçirmemesi için yaptığı işte hangi önlemleri alacağından önce işi nasıl yapacağını, iş için gerekli ekipmanı ve malzemeyi nasıl kullanacağını bilmesi gerekir. Örnek vermek gerekirse, taş motoru ile metal kesimi yapacak bir inşaat çalışanının, taş motoru kullanırken güvenlik önlemlerinden önce motorunun çalışma prensipleri, bakım gereksinimleri, kesme taşının yapısı, kullanım ömrü gibi detaylar hakkında bilgi edinmesi gereklidir. Bu nedenle İSG eğitimleri kapsamı, planlama aşamasında çalışanların mevcut yetkinlik dereceleri dikkate alınarak belirlenmelidir.

 

Neden İSG eğitimi vermeliyiz?

İSG eğitimleri, doğru bir kurgu ile;

  • Çalışanlarınızın yaptığı işe ve işyerinize yönelik riskleri tanımaları ve bu risklerin bertarafında önerdiğiniz yolları izlemesini,
  • Pozitif İSG kültürünün gelişimi, güvenli ve sağlıklı çalışma ortamının çalışanlar tarafından benimsenmesi, talep edilmesi ve adına mücadele verilmesini,
  • İSG’ye yönelik yasal sorumluluklarınızı yerine getirmenizi sağlar.
  • Eğitimlerin etkinliği arttıkça;
  • Çalışanlarınızın İSG alanındaki yetkinlikleri gelişecek,
  • İşyerinizde işe bağlı hastalıklar ve kazalardan dolayı iş kayıplarınız azalacak,
  • Hastalıkların ve kazaların yol açtığı maddi kayıplarınız (gecikmeler, demotive / verimsiz çalışan iş gücü, işe giriş çıkış çevrimi artışı, yoğun hasar talebi sonrası yükselen sigorta primleri, tazminat ödemeleri, İSG karnesinin kötü olması nedeniyle kaybedilen işler ve itibar, hukuki giderler, vb.) azalacaktır.

 

İSG eğitimleri vermemizin başlıca nedenlerinden birisi yasal gerekliliklerdir. Hemen her gelişmiş ülke mevzuatlarında olduğu gibi ülkemiz İSG mevzuatı da çalışanlara İSG eğitimleri verilmesi gerektiği, hem 6331 sayılı “İş sağlığı ve Güvenliği Kanunu” hem de alt mevzuatı olan “Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usül ve Esasları Hakkında Yönetmelik”ce tanımlanmıştır.

 

Bu noktada, yasal gereklerin önemli bir neden olduğunu belirtirken başka bir dengenin altını çizmek gereklidir. Eğitimleri sadece yasal gerekliliği yerine getirme amaçlı olarak yapmamız, eğitimin kalitesi ve verimliliği odağından uzaklaşarak kayıt alma odağında sıkışıp kalmamız durumunda çalışanlarda “acaba bu eğitimi herhangi bir kötü senaryoda kendisini kurtarma amaçlı mı veriyor?” algısı yaratmaktayız. Bu algı, çalışanların güvenini kaybetmemize, kurgulanmaya çalışılan İSG yönetimi kurgusuna inanmamalarına ve tüm bunların sadece işverenin ve vekillerinin kendilerini kollamaları amacıyla yaptıklarına inanmalarına neden olur. Bu durum da pozitif İSG kültürünün yerleşmesine engel teşkil edecektir.

 

Bu bağlamda çalışanda, İSG çabalarının merkezinde insan olduğu, tüm faaliyetlerin öncelikli olarak çalışanları koruyup kollama amaçlı yürütüldüğü hissiyatının egemen olmasını sağlamak adına, insan odaklılık, eğitimde kalite, verimlilik, samimiyet ve doğru iletişim ilkelerinden vazgeçilmemesi gerekmektedir.

 

Kimler İSG eğitimi almalı?

 

İSG eğitimi alması gereken üç temel hedef gruptan bahsedilebilir.

 

Şirket ortakları ve üst yönetim, bakış açıları, lider davranış ve eylemleri, niyetleri, ortaya koymak istedikleri ile şirketlerin gelişimine yön veren kişilerdir. Bu bağlamda ortakların ve üst yönetimin tutumunun negatif olduğu bir işyerinde iyi işleyen bir İSG yönetim sistemi kurgulanmasına imkân yoktur. Yeni nesil kalite ve İSG yönetim sistemleri kılavuzları da artık üst yönetim liderliğini bir zorunluluk olarak ortaya koymuştur. 

 

Bu açıdan bakıldığında öncelikli olarak ortaklar ve üst yönetimin İSG eğitimi alıyor olması gereklidir. Zamanlarının çok değerli ve kısıtlı olması, iş yaşantılarına bakış açılarının farklı olması ve toplumdaki yerleri dikkate alındığında ortaklara ve üst yönetime verilecek eğitimlerin içeriği, süresi, veriliş türü ve eğitmen seçimi çok önem arz eder. Yanlış tercihler bu kısa zamanda tüm çabanın negatif etki etmesine neden olabilir. Ortaklar ve üst yönetim için düzenlenen eğitimler çoğunlukla karşılıklı belirlenmek ile birlikte İSG liderliği ve kültürel temalı, oturum başına en fazla 1 gün süren, seyrek aralıklar ile, daha çok sınıf içi ve atölye karışımlı, bol uygulamalı ve yeterli saha ve teorik birikime sahip, üst yönetim eğitimleri deneyimi olan eğitmenler tarafından ile verilmelidir. 

 

Diğer hedef grup kısım yöneticileri ve süpervizörlerdir. Bu grup işletme müdürüne raporlayan yöneticilerden başlayarak saha mühendislerine kadar olan grup olarak tanımlanabilir. Bu hedef grubun, ortaklar ve üst yönetimin yaklaşımını ve diğer tarafların (yasal gerekler, müşteri beklentileri, kreditörler, sendikalar vb.) beklentilerini idrak ederek sahaya yansıtabilmek adına önemli bir sorumluluğu vardır. Bu bağlamda bu hedef gruba İSG eğitimleri, kültürel detaylarla birlikte teknik detaylar içeren, süreleri oturum başına mümkün olduğunca 3 günü aşmayan, orta sıklıkta, teknik ve teorik olarak yeterli donanıma sahip deneyimli eğitmenler tarafından verilmelidir.

 

Diğer önemli hedef kitle ise mavi yaka çalışanlardır. Mavi yaka çalışanlara daha çok uygulamalı, teknik detaylara gerektiği noktada çalışanın eğitim durumuna göre girilen, yüksek sıklıkta, çalışanları motive edici, mümkün olduğunca konforlu ortamlarda İSG eğitimleri verilmelidir.

 

İSG eğitimlerinin çalışanlar tarafından, öğrendikleri için keyif duydukları ortamlar haline getirebilmek eğitim verimliliği açısından önemlidir. İSG eğitimlerinin çalışanlara disiplinel olarak uygulandığı örnekler söz konusudur. Sahada güvensiz uygulamalar sergileyen çalışanları cezalandırmak amacı ile eğitime göndermek çalışanlar gözünde eğitimi değersizleştirir, eğitimde öğrenmek yerine tepki gösterme eğiliminde olurlar. 

 

Eğitim hedef grupları belirlenirken işletmedeki alt işveren çalışanları da aynı gruplar özelinde sisteme dahil edilmelidir.

 

Eğitim alacakların mevcut yetenekleri, mevcut eğitim, öğretim ve bilgi düzeyleri ve deneyimleri eğitim programlarının ve veriliş şekillerinin belirlenmesi açısından dikkate alınmalıdır. 

 

İSG eğitimleri, İSG motivasyonları yüksek çalışan ve yöneticilerin sisteme katılımını artırma amaçlı da değerlendirilerek süreçten ek kazanımlar sağlanabilir. Örneğin spesifik bir konuda yetenekli bir çalışana o konuya ilişkin bir işbaşı eğitimi verdirilip, diğer çalışanlar önünde takdir edilebilir. Başka bir örnek olarak işyerindeki elektrik güvenliği eğitimleri, işyerinde eğitim verme konusunda hevesli bir elektrik mühendisi tarafından verilerek eğitim verimliliği artırılırken elektrik mühendisinin sisteme katılımı desteklenmiş olur.

 

Özel eğitim gereksinimleri

 

İşyerlerinde genel eğitim programlarının dışında özel olarak eğitime tabi tutulması gereken gruplar bulunur. Aşağıdakiler bu gruplara örneklerdir;

 

  • İlk işe başlayanlar saha ile ilgili genel bir tanıtıma ihtiyaç duyarlar. Bu eğitim genellikle oryantasyon eğitim adı ile anılır ve ağırlıklı olarak saha tanıtımı, ilkyardım, acil durum, güvenli / güvensiz bölgeler gibi konulara odaklanılır.
  • Görev değiştiren çalışanlar ve görevleri artırılan çalışanlar yeni görevleri için yeni teknik ve İSG gereklerine aşina olmaya ihtiyaç duyarlar.
  • Genç çalışanlar yeterli deneyimleri olmadığı için hem gözetim hem de eğitim anlamında sahada öncelik taşır. Genç çalışanlara uygulama ağırlıklı eğitimler sağlanmalıdır.
  • Çalışan temsilcileri ve İSG temsilcileri üstlendikleri ek sorumluluklar gereği ek eğitimlere ihtiyaç duyarlar.
  • Verilen eğitimlerin içeriği ve çalışanların eğitim seviyesi bazı eğitimlerin tekrarlanma sıklığına etki eder.

 

İşyerinde yapılan risk değerlendirmesi özel İSG eğitimi gereklerine ışık tutacaktır.

 

İşyerinde etkin bir İSG eğitim kurgusu için kılavuz

 

Aşağıdaki 5 adımlı yaklaşım işyerinizde fayda sağlayacak bir İSG eğitim sistemi için kılavuz niteliğindedir.

 

Adım 1 – İşyerinizde hangi eğitimlere ihtiyaç var? (Eğitim ihtiyaç analizi)

 

  • İşyerinizde çalışanların ünvanlarına göre hedeflediğiniz bilgi ve beceri düzeyini tanımlayın. 
  • Bu ünvanlarda çalışanların hali hazırdaki bilgi ve beceri düzeylerini ölçün.
  • Hedef bilgi ve beceri düzeyleri ile ölçümlediğiniz düzeyler arasındaki fark işyerinizin eğitim ihtiyacını ortaya koyar.
  • Buna ek olarak son dönemdeki kaza, ucuz atlatma, güvensiz durum / davranış, poliklinik kayıtlarınızı analiz edin. Diğerlerine göre yukarıda olan başlıkları ihtiyaca ilave edin.
  • Risk değerlendirmenizi inceleyin. Hangi konularda eğitim gereksinimi tanımlanmış? Onları da ihtiyaca dahil edin. 

 

Farklı yerlerde tanımlanmasa veya keşfedilmese de aşağıdaki temel başlıklardaki ihtiyacı yönetim dahil tüm çalışanlarda değerlendirin;

 

  • Neden İSG çabası içindeyiz?
  • İSG sorumluluklarımız
  • Kötü İSG yönetiminin maddi sonuçları
  • Tehlikeleri nasıl tanımlar, riskleri nasıl değerlendiririz?
  • Riskleri bertaraf ederken hangi kılavuzlar bize yol gösterir? 

 

Adım 2 – Eğitim önceliklerinizi belirleyin.

 

  • Yasal olarak verilmesi gereken eğitimler var mı? (8,12,16 saatlik temel İSG eğitimi, ilkyardım eğitimi vb.). Yasal boşluğa düşmemek için bu eğitimlere öncelik verin.
  • Yeterli eğitimi olmayan çalışanların büyük kazalara neden olabileceği iş kolları (örnek: patlatma, vinç operatörlüğü vb.).
  • Çalışanların çok büyük bir oranının maruz kaldığı spesifik bir tehlike.
  • Yeni işe alınanlar, iş hayatına yeni başlayanlar.
  • Görev değiştirenler, terfi edenler.
  • Yeni ekipman kullanan çalışanlar.

 

Adım 3 – Eğitim yöntemlerinizi ve kaynaklarınızı belirleyin

 

İşyerleri İSG eğitimleri hususunda mevcut İG Uzmanları ve İşyeri Hekimlerinden destek almakla birlikte bazı spesifik eğitimlerde dış eğitmen veya eğitim kurumlarını değerlendirebilmektedir. Burada önemli olan eğitmenin eğiticilik ile ilgili ayrı bir eğitimden geçmesi ve eğitim başlığı üzerine sahip olduğu bilgi ve becerinin doğru kaynaklarla ve imkanlarla derlenerek eğitime dönüştürülmesidir. 

 

Şu bir gerçektir ki bir işletmede tek bir İG uzmanı tüm iş güvenliği eğitimlerini tek başına vermeye teknik olarak yeterli olamayacaktır. Farklı uzmanlıklardan çalışanlar, yöneticiler ve dış eğitmenlerin değerlendirilmesi, eğitim kurgusunu zenginleştirecektir.

 

Dış eğitim organizasyonları arasında;

 

  • Meslek odaları
  • Meslek liseleri
  • Mesleki eğitim merkezleri
  • Özel eğitim firmaları
  • Spesifik uzmanlığa sahip bireysel danışmanlar
  • Bireysel danışman / eğitmenler
  • İşveren sendikaları bulunabilir.
  • Yöntem seçimi aşağıdakilerden seçilebilir;
  • Saha uygulama eğitimleri
  • Sahada çalışma sırasında koçluk
  • Sınıf içi eğitimler
  • Açık ve uzaktan eğitimler
  • Gruplar halinde / bireysel eğitimler
  • Bilgisayar tabanlı interaktif eğitimler

Eğitim yöntemleri seçilirken farklı milletlerden çalışanlar, okuma yazması olmayanlar ve engelli çalışanları dikkate almak gerekecektir.

 

Özellikle beceri kazandırmaya yönelik eğitimlerin uygulamalı olarak verilmesi verim sağlayacaktır. Örneğin yüksekte çalışma, kurtarma, güvenli sürüş vb.

 

Sınıf içi eğitimlerde de sunumların yan sıra mümkün olduğunca sınıf içi uygulamalar, yarışmalar, tartışma ortamları, tehlike tanımlama oyunları gibi dinleyicilerin ilgisini toplayacak ve motivasyonunu artıracak araçlara ihtiyaç duyulacaktır.

 

Eğitim materyallerinin hazırlanması sırasında doğru referansların kullanıldığından emin olunmalıdır. Bu referanslar;

 

  • İlgili kanun, yönetmelikler
  • Bakanlık rehberleri
  • EN normları
  • AB direktifleri
  • Uluslar arası İSG organizasyonları (hse.gov.uk, iosh.co.uk, ohsa.eu, osha.gov vb.)
  • Uluslar arası mevzuat ve uygulama kılavuzları (code of practice)
  • Uluslar arası şirketlerin iyi uygulamaları arasından harmanlanabilir.

 

Adım 4 – Eğitimin sunulması

 

Sınıf içi eğitimlerde; 

 

  • Eğitim ortamı eğitmenin kolayca duyulabileceği / izlenebileceği, eğitmenin herkesle göz teması sağlayabileceği, yeterince aydınlatılmış, yeterli büyüklükte, yeterli termal koşullarda bulunmalı,
  • Katılımcıların not alabileceğin veya sunulan materyali izleyebileceği katılımcı kitapları bulunmalı,
  • Sunumların ekrandan gösterilebileceği cihazlar bulunmalı,
  • Sınıf düzeni mümkün olduğunca U, yarım ay şeklinde bulunmalıdır.
  • Uygulama eğitimlerinde ise;
  • Eğitmenin herkesi görebileceği, herkesin eğitmeni duyup izleyebileceği, saha operasyonlarından mümkün olduğunca uzak ve sessiz, yeterli büyüklükteki alanda yapılmalı,
  • Herkesin uygulama yapabileceği KKD ve iş ekipmanı bulunmalı,
  • Üzerinde uygulama yapılacak simülatörün ve diğer ekipmanların eğitim için uygun olduğunun mühendislerce tetkiki bulunmalı,
  • Tüm katılımcılara mümkün olduğunca uygulama yaptırılmalıdır.
  • Genel olarak;
  • Eğitim materyalleri eğitimden daha önce hazırlanmalı ve üzerinde çalışılmalı,
  • Eğitmenin eğitime hazırlık ve eğitimin efektif geçmesini sağlamak için yeterli hazırlık süresi bulunmalı,
  • Eğitim dili mümkün olduğunca sade ve anlaşılır olmalı,
  • Katılımcıların her türlü katkı, eleştiri ve görüşlerine yer verilmelidir.

 

Adım 5 – Eğitim ne kadar işe yaradı? (Eğitim etkinlik değerlendirmesi)

 

Bu süreçte aşağıdaki sorulara yanıt ararız;

 

  • Acaba katılımcılar aktarılanları yeteri kadar anlayabildi mi? Bu sorunun cevabını eğitim sonrasında yapabileceğimiz bir sınav ile anlayabiliriz.
  • Acaba katılımcılar eğitimde tatbik edilen uygulamaları çalışma alanına döndüğünde uygulayabilecek mi? Bu sorunun cevabı için uygulamalı eğitimin sonunda bir değerlendirme yaparak her katılımcının uygulama başarısını ölçmeye ihtiyaç vardır.
  • Orta ve uzun vadede eğitim faydaları sahada görünüyor mu? Bunu ölçebilmek için farklı branşlardan oluşan bir eğitim sonrası etkinlik değerlendirme ekibi kurularak her eğitimle ilgili beklentilerin bulunduğu bir kontrol listesi ile bu ekip üyelerinin eğitimi alan kişileri belirli bir süre boyunca izlemesi ve davranışlarını gözlemlemesi sağlanmalıdır. Kontrol listesi uygun şekilde doldurularak katılımcıların orta ve uzun vadede saha performansları kayıt altına alınabilir.
  • Eğitimlerin işletme İSG performansına nasıl katkısı oldu? Bunu izleyebilmek için eğitim verilen başlıklardaki zamana bağlı İSG performansları irdelenerek gelişmeler kayıt altına alınır.
  • Eğitim katılımcısı olan yönetici ve şeflerden nasıl geri bildirimler alıyoruz?
  • Eğitim sonu değerlendirmeler gelişimin yetersiz olduğunu gösteriyor ise eğitimi daha verimli hale getirebilmek için neler yapabiliriz?
  • Eğitim yöntemi uygun mu?
  • İç eğitimler ile dış eğitimlerin verimlilikleri nasıl değişkenlik göstermiş?
  • Yenileme eğitim sıklığı ne olmalı?

 

İşyerinizde geliştiren bir eğitim kurgusuna sahip olmak için bu adımların tümüne gerekli yatırımı yapmamız gerekiyor. Aksi halde eğitimler, işyerinizde çalışanların sempati duymadığı, yöneticilerin verim beklemedikleri ve bir prosedür olarak gördüğü, eğitmenin işinden memnun olmadığı zorlama bir süreç olmaktan öteye gidemeyecektir.

 

İstanbul, 5 Kasım 2019

Özgür Cengiz

Kurucu Direktör

Ege Consulting

Diğer Hizmetlerimiz;
İsg eğitimi
Akredite Eğitimler
Kök neden analizi